• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/tibbibitkileridogrukullanmarehberi
  • https://twitter.com/bitkisandigi


ANADOLU'NUN YABANIL ŞİFALI MEYVELERİ

 ANADOLUNUN ŞİFA MEYVELERİ

Bu yazımız Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi 2013 kış sayısında yayımlanmıştır.

“Varlık ve benliğini mahfiyet (tevazu, gizlilik) ve hiçlik toprağına göm. Zira toprağa gömülmeyen bir tohumun dal budak salarak tam ve olgun meyveler vermesi, mümkün değildir.” İbn Atâullah el-İskenderî

Anadolu’da yabani olarak yetişen birçok meyve yeni yeni keşfedilmeye başlanan şifa kaynakları. Hatta bazılarını Anadolu’da yetiştiğini bilmeden ithal yoluna gidiyor ülkemiz. Bu bitkileri yanı başımızda yetiştirmek hem ülkesel zenginliğimize sahip çıkmak hem de şifalarından yararlanmak bakımından çok önemli.

Ekolojik Yaşam Rehberinin bu sayısında Anadolu’muzun önemli şifa kaynağı meyvelerini nasıl yetiştirebileceğimizi ve bu şifalardan nasıl yararlanacağımızı anlatıyoruz.

Burada bahse konu meyve fidanları artık internet üzerinden ve birçok fidancıdan temin edilebiliyor. Yapmanız gereken yetiştirmeyi düşündüğünüz fidanınızı temin etmek. Sonrası kolay..

Balkon ve bahçelerimizde hem göze hem de bedene şifa olan şifalı meyveleri yetiştirmek için önce sadece bir tutam sevgi ve ilgiyle başlamalı.

 

YABAN MERSİNİ (Vaccinium myrtillus)

 Mavimsi mor meyveleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

 Uzun yıllar yaşar.

Yapraklarını ve meyvelerini kullanabiliriz.

Bahçe ve balkonlarınızda yetiştirmek için fidesini temin edebiliriz. Donlardan etkilendiği için donlardan korunan bir yerde büyütmeliyiz. Geçirgen özellikli, kumlu-tınlı, organik maddece zengin, ph’sı 4,5 – 5,5 olan toprak ister. Saksılar için zirai bayilerden de temin edilebilen perlit ve torf karışımı toprak kullanabiliriz. Eğer toprağınızın ph’sını düşürmek istiyorsak kükürtle bunu yapabiliriz. Sonbahar ve ilkbahar öncesi budamasını yaparak bitkimizi güçlendirebiliriz. Kök bölgesinin sürekli nemli tutulması gerektiğinden suyuna dikkat etmeliyiz.

Ülkemizde birkaç yıl öncesine kadar tanınmıyordu. Anadolu’da, “Çoban üzümü,   Çalı çiçeği (Giresun),   Gara gilik (Erzurum),   Kuş üzümü (Uludağ-Bursa),   Lifora (Maçka-Trabzon),   Yaban mersini,   Yayla liforu (Sürmene-Trabzon),   Yayla likapası (Rize),   Yer ligarbası (Sürmene-Trabzon),   Yer liforu (İkizdere-Rize)” isimleriyle bilinen ve doğal olarak yetişen yaygın kullanımı olmayan bir bitkiydi.

Sonraları adına “blueberry” denerek ithal edildi. Ancak bu bitkiyle benzerliği olan Latince Vaccinium macrocarpon (Cranberry) adlı bitkinin meyveleri de birlikte ithal edilmiş olsa gerek ikisi de yabanmersini oluverdi ülkemizde. Birkaç ünlü yüz ekranlarda konuşunca ve de birkaç ünlü isim, bu meyveyi kullandığını ifade edince “yok satan bitkiler” listesine girivermişti. O kadar ki yabanmersininin bulunmadığı durumlarda, Akdeniz bölgemizde yaygın olarak yetişen Myrtus communis (mersin bitkisi) , “yabanmersini, blueberry” adından nasibini almıştı. Bitkiyi pazarlayan yabancı kaynaklar bu kıymetli şifa kaynağı bitkinin Anadolu’da yetiştiğini / diğer çeşitlerinin de yetişebileceğini bilseydi bu kadar reklamını yapar mıydı bilemiyoruz tabii.

Bir başka önemli husussa Cranberry bitkisi de Blueberry (yabanmersini) olarak satılıyordu. Şekerle muamele edilmiş halde şeker hastalarına tavsiye edilmesi de bir başka gülmece unsuru olsa gerek.

Ezcümle yabanmersini ünü hak eden çok kıymetli bir bitkimiz. Ülkemizde Kastamonu, Artvin, Balıkesir, Bursa, Gümüşhane, Ordu ve Trabzon’da yetişiyor. Yaprak ve meyveleri tedavide kullanılır. Yabanmersini meyveleri ile göz arasında bir benzerlik kurulmuş. Dolayısı ile göz hastalıklarında kullanmışlar. Günümüzde de yabanmersininin göz hastalıklarına (göz tansiyonu, şeker hastalığı kaynaklı görüş kaybı, göz yorgunluğu vb.) karşı etkinliği çalışmalarla desteklenmiştir. Antiseptik, büzücü, şeker düşürücü, antioksidan etkileri için de faydaları bulunuyor. Yaprakları farmakopelere (ESCOP, Komisyon E, Avrupa Farmakopesi) kayıtlı olmasına rağmen ülkemizde sadece meyveleri kullanılıyor.

 

 ÇAKAL ERİĞİ (Prunus spinosa)

Mavimsi mor meyveleri, yaprakları ve dikenli gövdesi ile tanınır. Çalı formlu olup kış aylarında yapraklarını döker.

Ülkemizde çobanüzümü ve güvem isimleri daha yaygın kullanılır.

Uzun yıllar yaşar.

Anadolu’da yaygın yayılışı olan ve halk arasında şifa amaçlı kullanımı olan çakal eriği, 0-1700 m rakımlar arasında yaşayabilmektedir.

Ülkemizde yaygın olarak güvem ismiyle biliniyor. Meyvelerinden tohumları çıkarılır. Sert kabuklu olduğundan

Tohumla yetiştirilir. Meyveleri erken sonbaharda  toplanır ve tohumlar etli kısmından ayrılır. Ekim öncesi zımparalanarak tohum kabuğunun inceltilmesi sağlanır. Tohumların çimlenmesini hızlandırmak için 3 gün boyunca su ile hazırlanan % 5’lik limon tuzu çözeltisinde bekletilebilir. Sonra da tohumu ekerek çimlenmesini bekleyebilirsiniz. Çimlendikten sonra kendini koruyabilecek boya ulaştığında saksıya veya bahçenize dikebilirsiniz.

Çakal eriğinin Anadolu’da meyvelerinden marmelat yapmak amacıyla faydalanılıyor. Tam olgunlaşmış meyvelerinden kaynatılarak marmeladı hazırlanıyor.

Eski hekimler çiçek ve köklerini, boğaz, diş ve göz iltihaplarının tedavisinde kullanmışlar.

Büzücü, kan temizleyici, iştah açıcı, terletici etkileri bulunur. İdrar yolları iltihaplanması için marmeladı tavsiye edilir. Aknelerin giderilmesinde ekstreleri kullanılmaktadır. Ayrıca akne giderici olarak çiçeklerinden hazırlanan çay da tavsiye ediliyor. Halk arasında gözün görme gücünü arttırıcı olarak meyveleri tüketiliyor.

Bu kıymetli bitkimizin Avrupa’da son zamanlarda kozmetik ürünlerde cilt toniği ve cildin metabolik faaliyetlerin uyarıcı olarak kullanıldığı görülmektedir.

 

 YALANCI İĞDE (Hippophae rhamnoides)

Turuncumsu sarı meyveleri olgunlaştığında dal üzerine oğul yapmış gibi durduğundan dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

Uzun yıllar yaşar. Çalı formlu olup 10 m ye kadar büyüyebiliyor.

Ülkemizde 0-2000 m ye kadar her yükseltide yetişebiliyor. Farklı iklim koşullarına toleransı iyi olduğundan hemen her yerde yetişebiliyor.

Ülkemizde bölgelere göre çıçırgan, cıcılık, çişkan, yalancı iğde, çay çalısı, Sincan çalısı isimleriyle biliniyor. Latince ismindeki “Rhamnos” kelimesi “dikenli” anlamında olup bitkinin bol dikenli olduğuna işaret ediyor.

Tohumlarından ve dallarından alacağınız çelikleriyle çoğaltılabiliyor. Tohumdan çimlendirip fidan elde etmek zaman alacağından dallarından sert çelik alarak köklendirme yapabiliriz. Çelikleri 4000 ppmlik IBA (İndol Bütirik Asit) çözeltisine 5 saniye kadar batırarak köklenme hızını ve oranını arttırabiliriz. En güzeli bir fidan temin edip sonrasında bu anaç fidandan çoğaltma yoluna gitmek diyebiliriz.

Çakal eriğinde olduğu gibi meyvelerinde hafif mayhoş tatlı bir marmeladı yapılabilir.

Halk arasında mide ve bağırsak rahatsızlıklarını giderici olarak çayı, yara iyileştirici olarak ta “çıçırgan yağı” adı verilen yağını kullanılıyor.

Cengiz Han ve askerlerinin seferlerinde yanlarında “çıçırgan, yalancı iğde” götürdükleri bilinir. Moğolistan’da “Kralın kalp kanı” ismiyle tanınması da başka dikkat çekici bir husus..

Meyveleri diş eti kanamaları, karaciğer yağlanması, kansızlık, konsantrasyon güçlüğü için kullanılıyor.

Meyvelerinden soğuk presle elde edilen yağı kozmetikte antiaging özellikli ürünlere katılıyor.

Son birkaç yıldır ülkemizde de tanınmaya ve amatör de olsa yetiştirilmeye başlanan bu bitkinin kozmetik, gıda ve ilaç olarak kullanım alanları giderek çeşitlenmeye devam etmektedir.

 

Nazım Tanrıkulu

www.nazimtanrikulu.com

 

 

 

 

 

 

 

  
19569 kez okundu

Yorumlar

prunus     31/01/2013 21:18

Eğitim aldğınız alanın hakkını vermek konuyla ilgili olmak gerekten takdire şayan..prunus Balıkesir yöresinde Güvem olarak da biliniyor..ve evet çok yararlı..yoğun c vitamıni için taze olarak da tüketilebilir.
Misafir -

Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam124
Toplam Ziyaret476865
AlışSatış
Dolar5.88745.9110
Euro6.49676.5227