• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/tibbibitkileridogrukullanmarehberi
  • https://twitter.com/bitkisandigi


ANADOLUNUN ŞİFALI MİSAFİR AĞACI: AKASYA

–ANADOLU’NUN ŞİFALI MİSAFİR AĞACI: AKASYA—

 

Bu yazımız Buğday Ekolojik Bülten 2016 bahar sayısı için hazırlanmıştır.

Bir ağaç canlıyken de öldüğünde de hep yaşatır. Canlı ağaçlar da ölmüş ağaçlar gibi börtü böceğin, kurdun, kuşun evi, aşı, ilacı olur.

Hastalanıp çürümeye (Öz’e dönmeye) yol aldığında yaşama tutunmasını sağlayan topraktaki canı taşıyan gövdesini de paylaşır. Evi olur kuşun, karıncanın; toprağı olur dibinde biten çiçeğin. Bu yönüyle bir ağaç “yaşarken ölerek” ölümün hikmetini bize yaşarken de hal diliyle gösteriyor.


 Akasya, ülkemizde beyaz salkım,   salkım ağ isimleriyle de bilinir. Latince cins adı Robinia olan akasyanın yalancı akasya (Robinia pseudoacacia) türünü bu yazımızda anlatacağız.

Akasya ülkemize ithalat yolu ile getirilen ilk misafir ağaçlardandır. Çiçeklerinin güzelliği, kokusu ve hızlı büyümesi ile kısa zamanda Anadolu’da yaygınlaşmıştır. Misafir ağaç olmasına rağmen Anadolu topraklarını çok sevdiğinden olsa gerek yurdumuzun ücra köşelerinde de yetiştirildiği görülür.

Baklagiller (Fabaceae) ailesinden çok yıllık 15-30 metreye kadar boylanabilen, kışın yaprak döken bir ağaçtır. Dikenli dalları ile yaban hayatta da kendini koruyarak yetiştiği görülür. Çiçekleri hermafrodit (dişi ve erkek organ bir arada) olup meyveleri bakla tipindedir.

Anavatanı Kuzey Amerika’nın doğusu olup Avustralya, Doğu Hindistan ve Afrika’da yayılmış türleri bulunur. Dünyada 500 kadar türü yayılış gösterir. 1601 yılında Fransa’ya getirilmesinin ardından Avrupa’ya hızla yayılmıştır.

Ülkemizde süs bitkisi olarak Robiniapseudoacacia (yalancı akasya) ve Robinia hispida (tüylü, pembe çiçekli akasya) türleri park ve bahçelerde kullanılır. Son yıllarda Orman Bakanlığı’nın “Bal Ormanları” projesi kapsamında nektar ve polen veriminin yüksek olması sebebiyle tercih edilmektedir. Macaristan’ın bal üretiminde akasyanın büyük önemi olduğu belirtilmektedir. 1885-1970 arasında Macaristan akasya sahalarını her yıl genişlettiği rapor edilmiştir. Macaristan’da bal üretiminin yıllık 10.000 tonunun akasya balı olduğu bildirilmiştir. Akasya balı sarı renkli olup kristalleşmesi yavaştır. Bal arıları sadece bal üretimi değil polen taşıması sebebiyle de akasya meşcerelerine fayda sağlamaktadır.

Nasıl yetiştirilir?

Yağışların 750-1000 mm olduğu yerlerde iyi gelişim göstermekle birlikte kuraklığa da dayanıklı bir türdür. Akasya kökleri ilk zamanlarda derine sonra da etrafa yayılan kök yapısına sahip olduğundan erozyon kontrolü için de uygun bir ağaçtır.

Taban suyu yüksek olan dere ve nehir yataklarının kenarlarında iyi gelişim gösterir.

Kalkerli, kumlu-killi, verimli, drenajı iyi olan toprakları sever.

Işık ve güneş sever bir tür olduğundan güneşi tam alan yerler dikim için uygundur. Yapraklanmadan 1 ay sonra takriben Mayıs Haziran aylarında çiçeklenme başlar. Ortalama çiçeklenme süresi 30 gündür. Bakla tipi meyve içerisinde yer alan tohumları Eylül, Ekim aylarında olgunlaşır. Tohumluk elde edilmesi için henüz açılmamış tam kahverengileşmiş meyvelerin toplanması gerekir.

Çelik, kök sürgünleri ve tohumla çoğaltılabilir.

Tohumlarında sert yapısından dolayı çimlenme engeli ile karşılaşıldığından ekim öncesi 48 saat kadar ılık suda ıslatılması tavsiye edilir. Ayrıca zımpara ile tohum kabuğunu inceltmek ve sülfirik asitle muamele etmek te çimlenme engelinin kaldırılmasına fayda sağlar.

Sülfirik asitle muamele için 1 kg tohum için 20 gr sülfirik asit yeterlidir. 90-120 dakika bekletilmesi gerekir. Asitli ortamın sıcaklığının yüksek olması çimlenme engelinin kalkması açısından mühimdir.

Kış aylarında veya Mart başında dallarından 15-30 cm boyunda 12-13 mm çaplarında çelik alarak köklendirilebilir. Köklenme için 4000 ppm’lik indol bütirik asit çözeltisinde muamele edilmesi tavsiye edilir.

 Kullanım alanları

Odunu sert, uzun süre dayanıklı olduğundan ve bükmeye dayanıklı yapısı sayesinde kolayca işlenebildiğinden mobilyacılıkta ve gemi inşasında kullanılır.

Acacia catechu (raşu, kağıthindi, kedihindi) türünün odunundan “kadıhindi” isimli madde elde edilir. Kadıhindi boyama ve deri sepilenmesine kullanılır. Türk farmakopesine kayıtlı bir maddedir. Ağız yaraları, hemoroit ve ishal tedavisinde kullanılır.

Hz. Musa’nın “ahit sandığı”nın akasya ağacından yapıldığı belirtilmektedir.

Acacia senegal ve Acacia arabica türlerinin reçinesinden “arap zamkı – gum arabic” elde edilir. Arap zamkı M.Ö. 4000 yıllarından beri kullanılan kıymetli bir maddedir. Mısırlılar mumyalamada, boya ve mürekkep yapımında kullanmışlardır. Günümüzde Sudan’ın en önemli gelir kaynaklarından biridir. Sudan’da “hashap” olarak bilinir. Yıllık üretimi 15 bin ton civarındadır. Dünya Arap zamkı ihtiyacının % 80’ini Sudan karşılamaktadır.

Arap zamkı kozmetikte yağ-su emulsiyonlarında emulgatör, kıvam stabilize edici, köpük stabilizatörü ve koyulaştırıcı olarak kullanılır. Gıdalarda parlatıcı, emulgatör, şekerin kristalleşmesini önleyici, aroma maddelerini kapsül içerisinde kullanılmasını sağlayıcı (enkapsüle) özellikleri için kullanılır.  Arap zamkı ayrıca insektisit ürünlerde emulsiyon sağlayıcı ve etken madde bağlayıcı, seramiklerde sırrı yüzeye yayıcı olarak ta kullanılır. Etanol su çözeltisinde çok iyi çözünür.

Akasya çiçeklerinden eser miktarda elde edilen hoş kokulu değerli uçucu yağ ve absolüt parfümeride kullanılır. Akasya uçucu yağı, sigara vb kötü kokuları baskılamak için değerlendirilir.

Çiçeklerinden anfloraj yöntemiyle kokulu yağ elde edilir. Bu yağ mis gibi akasya kokuludur.


Kabuklarından farklı mordan maddeleri ile farklı renk tonları elde edilir. Alüminyum mordanı ile pamuk boyandığında kahverengi-turuncu rengi elde edilir.

Tanen içeriği ile derilerin tabaklanmasında kullanılır.

Tıbbi kullanımı

İbn-i Sina, El-Kanun Fi't-Tıbb adlı eserinde akasyanın birinci derece soğuk ve kuruluğu üçüncü derecenin sınırları içinde olduğunu belirtmiştir. Yine bu eserinde kabız ve kan pıhtılaştırıcı etkisinin olduğunu; tüyleri kararttığını, cildin rengini güzelleştirdiğini ve soğuktan kaynaklı çatlakları iyileştirdiğini;  yumurta akıyla karıştırıldığında yanık ve şişlere iyi geldiğini; eklemlerdeki tutukluk ve şişliği giderdiğini; ağız yaralarını tedavi ettiğini; görmeyi güçlendirip göz kızarıklığını giderdiğini yazmıştır.

Ülkemizde bazı bölgelerde çiçeklerinden yapılan çayı dahilen astım tedavisinde kullanılmaktadır.

Drog olarak çiçekleri (Robiniae pseudoacaciae flos) tedavide kullanılır. Çiçekleri dışındaki kısımları toksik olduğu rapor edilmiştir.

Uçucu yağ ve robinin alkoloiti içerir.

Yapraklarından elde edilen suyu virüsleri inhibe edici özelliktedir. İç kabuk ve kök kabuğu kusturucu olarak kullanılır. Ancak kabuk, kök, yaprak kısımları toksik olduğundan hafif zehirlenmelere sebebiyet verebilir.  Çiçekleri antitümör aktivite gösterdiğinden kanser tedavisinde kullanılır. Çiçekler spazm çözücü, idrar söktürücü, yumuşatıcı ve müshil etkilidir.

%2-3’lük infüsyon şeklide çiçeklerinden hazırlanan çayı kullanılır.

           

Uyarılar:

Doz aşımına dikkat edilmelidir.

Çiçekleri dışındaki kısımlar tıbbi maksatla kullanılmamalıdır.

–Şifa olsun..—

Nazım Tanrıkulu

Hekim Sinan Tıbbi Bitkiler Araştırma Merkezi

www.nazimtanrikulu.com

 

 

 

Kaynakça:

  1. Baytop, T. Türkiye’de Bitkilerle Tedavi; Geçmişte ve Bugün. Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul, 1999
  2. İbn-i Sina. (Çev. Kahya, E.) FFD İbn-i Sina: El-Kanun Fi't-Tıbb (3. Cilt). Atatürk Kültür Merkezi Yayınları. Ankara, 2015
  3. Atay, İ. Akasyanın (Robinia pseudoacacia L.) Önemi ve Silvikültürel Özellikleri,İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, İstanbul,1985
  4. Tuzlacı, E. Şifa Niyetine. Alfa Yayıları, İstanbul, 2006

 

  
8057 kez okundu

Yorumlar

AKASYA     05/04/2016 18:34

Bizlerde diktik akasya fidanlarını okulumuzun bahçesine... "Ağaç deyip geçmemek gerek" dedirtecek bir yazı olmuş. Sağ olun Nazım hocam...
Gökhan Özpay

Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam132
Toplam Ziyaret455847
AlışSatış
Dolar5.62765.6502
Euro6.32966.3550
Anlık
Yarın
29° 33° 16°