• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/tibbibitkileridogrukullanmarehberi
  • https://twitter.com/bitkisandigi


UMUDUN ÇİÇEĞE BÜRÜNMÜŞ HALİ: KARDELEN







 
UMUDUN ÇİÇEĞE BÜRÜNMÜŞ HALİ: KARDELEN

Kardelen, sadeliğin, zarafetin, masumiyetin, saf güzelliğin, sabrın, umudun ve alçakgönüllülüğün bir arada olabileceğini fısıldayan güzel çiçek.. Üzerine yağan karlardan sonra bir baharın geleceğini, umutla ve teslimiyetle bekleme sabrının sonunda ferahlık kapılarının açılacağını da müjdeleyen sessiz bir bilgedir kardelen. Karlar altında iken güzel çiçeklerini açabilmek için güneşe doğru uzanıp karların arasından çıkararak saf güzelliğini saklayan mahcup bir eda ile boynunu bükerek güzelliğin asıl sahibinin kendisi olmadığını hal diliyle gören gözlere anlatan saf güzelliğin de remzidir kardelen..

Kardelenin bu anlamlarıyla kendini ruhuma yakın hissettirmesi gözümde kardeleni çiçekler şahı kılıyor. 2009 yılında Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde görev yaptığım zamanlarda, Bahçe’de tıbbi bitkiler, ekoloji, aromaterapi, fitoterapi gibi konu başlıklarında çeşitli eğitim programları tertip etmeye karar vermiştik. Aramızdan da eğitim verecekler olsun demiştik. Bendeniz de “Ayın Tıbbi Bitkisi” başlığını seçmiştim. Topluluk önünde rahatça kendini ifade edemeyen –halen de bunu aştığım söylenemez- biri olarak oldukça heyecanlıydım. İlk eğitimim olacaktı. “Ayın Tıbbi Bitkisi” başlıklı çalışmanın kurgusunu planlarken hep Anadolu’yu merkeze aldık. Floramızda yaygın olarak yetişen fakat yeterince tanınmayan bitkileri her ay, didaktik olmayan bir üslupla ve mümkün olduğunca etraflı anlatmanın bir şeyler söylemiş olma anlamına geleceğini düşünmüştük. Her ay bir tıbbi bitkinin mitolojide, sanatta, zanaatta, edebiyatta, farklı kültürlerin, uygarlıkların geleneklerinde, tarihte ve tıpta (tarihte ve günümüzde) nasıl yer aldığını anlatacaktık. İlk bitki olarak ta yukarıda kardelenin hissettirdikleri sebebiyle Ocak ayında çiçek açan kardeleni seçmiştik. Bu afiş o zamandan kalan amatörce hazırladığımı bir afişti. Kardelenin eğitim çalışmalarımızın ilk konusu olması da bizim için oldukça anlamlı.. Sunumda paylaştığımız bilgileri hep toparlayıp paylaşmak istiyordum. 8 yıl sonra kardeleni tam da mevsiminde sizlerle paylaşayım istedim.


Latince cins adı olan “Galanthus”, Grekçede “süt çiçeği” anlamına gelir. (Gala: süt, Anthos: çiçek)

Ülkemizde, “öksüz Ahmet”, “öksüz oğlan”, “boynu bükük”, “garipçe”, “aktaş”, “karga soğanı”, “akçebardak”, “kar çiçeği”, “dağ nergisi”, “boynueğrice”, “sümbül” gibi yerel isimlerle bilinir.


TARİHTE, MİTOLOJİDE, ASTROLOJİDE VE FOLKLORDE KARDELEN

Hz. Adem ve Havva’nın cennetten dünyaya gönderildiğinde Havva ananın soğuk kış günlerinde üşümesine kıyamayan meleklerin düşen kar kristallerini kardelene dönüştürdüğüne inanılır.

Hıristiyan inancında Hz. Meryem’i ve Meryem Yortusunu simgeler.

Bazı ülkelerde zorlukların sembolü olarak görülmüş; umut çiçeği olarak nitelenmiştir.

Karanfil, ocak ayında doğanların çiçeği olarak inanılır. Astrolojide Satürn ve Ay ile temsil edilir.

Batı İngiltere’de yumurtlamayı engellediğine inanıldığı için tavuklar kuluçkaya yatmadan kardelen evde bulundurulmadığı; bazı ülkelerde ölüm simgesi olarak inanıldığı için evlere alınmadığı belirtilir.

Adem ve Havva’dan beri bilinen bir bitki olduğu; meleklerin Adem ve Havva’nın yalnız olmadıklarını hatırlatmak için düşen her kar tanesini kardelene dönüştürdüğü rivayet edilir.

Bitki esas ününe 16.yy’da kavuşmuştur. Önceleri yabani bir tür olarak bilinen kardelen, sonraları zarafetiyle bahçelerin baş tacı olarak yetiştirilmeye başlanmıştır.

Homeros’un Odise adlı eserinde Holy Moly (kutsal kardelen) olarak geçmektedir.

Homeros’un ilgili bölümünde şöyle anlatılır:

“Odysseus ve arkadaşları Ithaka'ya sefere çıkar ve dönerken yorgun düşerler. Kirke[1]'nin adasında, bir ormanlık alanda karaya ulaşırlar.

Gide gide Aiaie adasına vardık sonunda, orada Kirke otorurdu, güzel bilekli, korkunç tanrıça..”

Odysseus kendi ve arkadaşlarının aç kalmaması için avlanmaya giderken dumanı tüten Kirke’nin evine gider. Eve korkarak yaklaşırlar ve Kirke’ye seslenirler. Kirke eve davet eder.
 
Kirke, oldukça güzel görünen, ama içine zehir kattığı[2] bir menü hazırlar. Odysseus’un arkadaşları, zehirli şarabı içtikten ve yemeği yedikten sonra yurda dönmek de dahil tüm bildiklerini unutur ve domuza dönüştüklerini düşünür. [3] Bu olayı Homeros şöyle anlatır:

“Tanrıça içeride tahtalara, iskemlelere oturttu, peynir, bal ve arpa unu ezdi Promnos şarabında, kadehe korkunç ilaçlar karıştırdı büsbütün unutsunlar diye baba toprağını. Verdi onlara bu içkiyi, onlarda hemen, diktiler, onlar diker dikmez içkiyi, Kirke hepsine değneğiyle vurdu ve kapattı yoldaşları domuz ağılına. Şimdi onlar tıpkı domuza benzemişlerdi başları ve sesleri, kılları ve gövdeleriyle, ama akıl vardı içlerinde eskisi gibi. Ağlar sızlar halde onları kapattı oraya, attı önlerine kayın kozalağı, palamut, kızılcık yemişi, hep yediği şeylerdi bunlar yerde sürünen domuzların…”

Tanrıların mesajcısı ve rüyaların getiricisi Hermes (=Merkür), İthaka kralı Odysseus’a, büyücü Kirke tarafından, mürettebatının üzerine yapılan unutkanlık büyüsüne karşı moly (kardelen) bitkisi vermiştir ve büyü bozulmuştur.



MOLY tasviri

İlyada da “moly” şöyle tasvir edilmektedir:

Argos'u öldüren [Hermes] böyle konuştu ve kopardı otu topraktan,
uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini:
Çiçeği sütbeyazdı, kökü kapkara,
ona «moly» derlerdi tanrılar arasında,
koparamazdı onu hiç bir ölümlü insan,
ama yeterdi her şeye tanrıların gücü.

Bazı araştırmacılar burada tasvir edilen ve Kirke’nin büyüsünü iyileştirmede Ulysses’in kullandığı bitkinin Allium (soğan) türü olduğunu belirtse de birçok araştırmacı bu bitkinin Galanthus bitkisi olduğunu düşünüyor. Kanaatimizce, çiçeklerinin beyaz oluşu ve soğan zarının siyah renkli olması ve soğanından elde edilen madde “galanthamin”in bilinci tekrar geri döndürebilmesi sebebiyle burada tasvir edilen “moly” kardelendir.”


Kirke tasviri





Kirke'nin unutkanlık büyüsünü hazırladığı düşünülen Datura stramonium. Ülkemizde de yaygın bir türdür.


KARDELENİN YAYILIŞ ALANLARI VE DOĞAL YETİŞME ORTAMI

Batıda İspanya; Kuzeyde Fransa, Almanya, Polonya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye; Doğuda Ermenistan ve Ukrayna’ya kadar doğal yayılış gösterir.

Türkiye’de Galanthus cinsine ait 5’i endemik olmak üzere 14 tür yayılış gösterir; dünya genelinde 85 türle temsil edilir.

Nemli ormanlarda, genellikle ağaç altlarında, mineral bakımından zengin topraklarda kümeler halinde bulunur. 4-1.800 metre yüksekliklerde yayılış gösterir.

Ülkemizde tayin edilen ilk kardelen türü Galanthus elwesii (Toros kardeleni), 1874 yılında İzmir’de bulunmuştur.



KARDELENİN BOTANİK ÖZELLİKLERİ
  • Soğanlı, çok yıllık, otsu bitkilerdir.
  • Çiçek sapı 15–25 cm uzunluğunda ve boru şeklinde; çiçekler çan şeklinde, sarkık ve beyazdır.
  • Taç yaprakları, üçü dışta ve üçü içte olmak üzere ikiye ayrılır. Dış taç yaprakları oval, geriye doğru sivrice ve beyazdır; sıcak havalarda yanlara doğru açılır, soğuk havalarda kapanarak büzülür. İç taç yaprakları içte ve dışta yeşildir.
  • Yapraklar dipten iki adet, koyu yeşil, etli, 10–20 cm uzunluğunda 0,5–2 cm genişliğinde, uca doğru dil şeklindedir.
  • Stamenler 6 tane olup anterlerin ucu sivridir. Meyve kapsül şeklinde olup, çok sayıda tohum bulunur.
  • Soğanlar 2-3 x 1.7-2 cm boyutlarında ve kuru bir kabukla sarılıdır.
  • Genellikle bir-iki kardeş soğan bulunur.

Akçebardak / akçabardak, gölsoğanı diye bilinen Leucojum aestivum  türü ile de karıştırılmaktadır. Leucojum aestivum türüne sadece morfolojik olarak benzememekte; galanthamin içeriği ile de benzerlik göstermektedir.







Kardelen türleri birbirine çok benzediği için kemotaksonomi ile daha net tanımlanabildiği belirtilmektedir. Çiçeksiz dönemde kardelen türlerini soğanından birkaç saat gibi kısa sürede tayin edebilmek için ülkemizde yöntem geliştirilmiştir.






KARDELEN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Soğanları ve tohumlarıyla üretilir. Çiçeklenme dönemini uzattığı için tohumdan üretim tavsiye edilmez, yavru soğanlarla üretim yapılması daha uygundur.

Yavru soğanlar sağlıklı bitkiden alınmalı, hastalıksız olmasına dikkat edilmeli, temmuz-ağustos aylarında topraktan çıkartılmalı, eylül-ekim aylarında, 10-15 cm derinliğe, 10 cm sıra arasıyla dikilmelidir.

Killi, geçirgen ve organik maddece zengin toprakları sever.

Yarı gölge ortamlarda iyi gelişir; ıslak kayalık yamaçlar, çayırlıklar, kayın, meşe, çam, ardıç ve ladin ormanları, sık yaprak döken korular, kaya aralarındaki ıslak girintiler doğal yaşam alanlarıdır.

- 15 C altındaki sıcaklıklarda da yaşayabilmektedir.

Bakımı kolay ve zahmetsizdir. Çevresindeki yabancı otlar bitkiye nem sağladığı için temizlenmemelidir.

Soğanların yerleri çiçeklenme döneminde bile değiştirilse çiçeklenme devam eder. Bu özelliğiyle diğer soğanlı bitkilerden ayrılır.

İnvitro üretimle soğan elde etmek için soğan pul yaprakları, olgun tohumlar, ovaryum, çiçek sapı ve olgunlaşmamış embriyolar kullanılır.

Soğanlar fungal ve viral hastalıklara maruz kalabilir; kemirgenler tarafından yendikten sonra bothyris hastalığı görülebilir.

KARDELEN BİLEŞİMİ

Galanthamin, hemanthamin, licorin, narsiklasin, lektinler
En çok araştırılan ve kullanılan etken maddesi galanthamin’dir. 1950 yılında Bulgaristan’da bulunmuştur.

 Galanthamin’den kimyasal sentezle çocuk felcinde kullanılan galanthaminhydrobrobid (nivalin) adlı preparat elde edilir.

KARDELENİN KULLANIM ALANLARI

Zehirlidir!

Kalp kasları iltihaplanması, kalp kapakçıkları zafiyeti, kadın hastalıklarında kullanılmıştır.

Çocuk felcinde sinirleri yeniden uyarıcı olarak kullanılır.

Taze halde çıbanları olgunlaştırıcı olarak kullanılmaktadır.

Homeopatide ışıkta artan baş ağrılarında kullanılmaktadır.

Nevritis (sinir iltihabı) ve nevraljide kullanılmaktadır.

Kas gevşemesini arttırıcı olarak anestezide kullanılmaktadır.

Fibromiyaljide (yumuşak doku romatizması) kullanılmaktadır.

Parkinsonda kullanılmaktadır.

Kronik yorgunluk sendromunda kullanılmaktadır.

Bulgaristan’da sinirsel ağrıları gidermek için başa sürülmektedir.

Tıbbi kullanımıyla ilk bilgiler Dioscorides’in eserlerinde
bulunmaktadır.

Alzheimer hastalığıyla ilgili araştırmalar mitolojide kullanım bilgisi üzerine başlamıştır. [4]

Tıbbi pratikte 1889 yılında kullanılmaya başlanmıştır.

Tıbbi kullanımıyla ilgili ilk klinik raporları 1950 yılında bir Bulgar eczacı bildirmiştir.  1965 yılında, bir İngiliz eczacı, Bulgar eczacının raporlarından hareketle bitkiyi adale çalıştırıcı özelliği sebebiyle çocuk felcinde kardelen akoloidi olan “galanthamin”i hastalığın nekahat döneminde uygulanan fizik tedavide kullanmıştır.
Asetilkolin salınımını hızlandırdığı için Alzheimer hastalığında kullanımıyla çok fazla rapor bildirilmiştir (1955, 1957, 1960, 1995, 1985, 1997, 2002). Londra Üniversitesi Farmakognozi ve Fitoterapi Kürsüsünden  ilgili Prof.Dr. Michael Heinrich bu etkiyi klinik çalışmalarla kanıtlamıştır.

Bitkiyle ilgili araştırmalar Bulgaristan, Yunanistan, Rusya ve İngiltere’de yoğunlaşmıştır.

Galanthamin içeren iki ruhsatlı ilaç demans rahatsızlıklarında reçeteli olarak ülkemiz eczanelerinde satılmaktadır.

Alzheimer için asetilkolin salınımını artıran ilaçlar kullanılmaktadır. Galanthamin asetiklolin salınımını arttırmakta, alzheimer belirtilerini geriletmektiği rapor edilmiştir.

Galanthamin maddesinin kolinerjik (asetilkolin salınımını arttırıcı sinir hücreleri aktivitesi) etkileri, plasebo ve çiftkör araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Kolinerjiklere göre yan etkisi daha azdır. Kolinerjikler azaltmakta, galanthaminse bilinci geriye çevirmektedir deniliyor.

Alkol sebepli öğrenme bozuklukları için fareler üzerinde yapılan çalışmada öğrenme üzerine olumlu sonuçları olduğu kanıtlanmıştır.

Yaklaşık 3000 yıl önceki mitolojik bilgilerden yola çıkılan çalışma bize aktarılagelen bilgilerin kaydedilme zorunluluğunu hatırlatmaktadır.

KARDELENİN DİĞER KULLANIMLARI:
Süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Çiçekleri çeşitli süs objelerine ilham olur. Kolye, küpe vb takılar yapılır. Tabaklara desen olur.

Bitkiden elde edilen maddeler patates bitine karşı organik mücadelede kullanılır.



KARDELEN TİCARETİ

Süs ve tıbbi amaçlı ticareti yapılmaktadır.

Ülkemizde 1875’ten beri ticareti yapılmaktadır. Kardelen ticareti İzmir’de yaşayan yabancılar tarafından başlatılmış, 1960’lara kadar sürmüştür.

İkinci dünya savaşından sonra kardelen dışsatımı artmıştır.
Tübitak 1985’ten itibaren kardelen ticareti verilerini kaydetmeye başlamıştır.

Galanthus elwesii
(Toros kardeleni) doğal yayılış alanlarında kaybolmak üzereyken bir genelgeyle sökümü yasaklanmıştır.
1989-1991-1995 yıllarında Soğanlı Bitkiler Yönetmeliğinde kardelen ticareti sınırlandırılmıştır.

Ticareti doğadan sökümle yapılmakta, başta Hollanda ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine gönderilmektedir.

Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) tarafından 1993 yılında başlatılan bir projeyle Karaman ili Sarıveliler ilçesi Dumlugöze köyünde kardelen tarımı projesi başlatılmıştır.

Projenin ilk hasadı 1996 yılında yapılmıştır. 2000 yılından itibaren hasat zamanında kardelen festivali düzenlenmektedir. Bu proje ilgisizlikten sürdürülemediğinden artık festival düzenlenmemektedir.

Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) tarafından 1993 yılında başlatılan “Türkiye’nin Soğanlı Bitkileri Yerli Üretim Projesi” kapsamında, Karaman’ın Dumlugöze, Daran ve Kocaşlı köylerinde, doğal yaşam alanlarında kardelen tarımı yapılmaya başlanmış, bu proje sayesinde yöre turizme açılmıştır.

Bu projeyle ilgili kaymakamlık yetkilileri ve köy muhtarı ile telefonla görüşmüştük; projenin sürdürülmemekte olduğunu üzülerek öğrenmiş olduk.

UYARI:
Zehirli bir bitki olduğu için kullanılmamalıdır. Reçeteli ilaç formları hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Nazım Tanrıkulu
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi
Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı
Çiftçi Eğitim ve Üretim Şube Müdürlüğü

Not: Alıntı yapılarak paylaşılabilir.


Kaynakça:
  1. Asuman Baytop. Farmasötik Botanik Ders Kitabı. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 1996
  2. Block, W. Galantamin. Revive Memory and Helps Fight Alzheimer’s
  3. Heinrich, M. Snowdrop: The Heralds of Spring and Modern Drug for Alzheimer’s Disease
  4. Nasırcılar, A., Karagüzel, Ö. Galanthus elwesii Hook bitkisinin olgunlaşmamış embriyolarından in vitro soğan üretimi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2006, 19(2) 159-164
  5. Plaitakis, A., Duvoisin, R. C. Homer's moly identified as Galanthus nivalis L.: Physiologic antidote to stramonium poisoning. Clinical Neuropharmacology 1983
  6. Plant a For Future: http://pfaf.org/user/Plant.aspx?LatinName=Galanthus+nivalis
  7. Turhan Baytop. Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevi Yayınları. 1999


[1] Yunan mitolojisinde büyücü tanrıça

[2] Kirkenin büyü amaçlı kullandığı bitki de Datura stramonium (tatula) bitkisidir. Datura kadim zamanlardan beri büyücülükte kullanılan bir bitkidir. En önemli özelliği de halüsinojenik olmasıdır. Büyüden sonra domuza dönüştüklerini düşünmelerinin sebebi budur. Bkz. Plaitakis, A., Duvoisin, R. C. Homer's moly identified as Galanthus nivalis L.: physiologic antidote to stramonium poisoning.

[3] Bir çeşit sanrı hali olarak düşünebiliriz mürettebatın içine düştüğü hali.

[4]Mitolojide unutkanlık büyüsüne karşı kardelen kullanımı anlatılıyordu.



Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      659 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam20
Toplam Ziyaret333136