• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/tibbibitkileridogrukullanmarehberi
  • https://twitter.com/bitkisandigi


KLASİK DÖNEM OSMANLI TIBBINDA BAZI İLAÇ YAPIM USULLERİ
KLASİK DÖNEM OSMANLI TIBBINDA BAZI İLAÇ YAPIM USULLERİ
 
Nazım Tanrıkulu
Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı
 
ÖZET
Bu çalışmada Klasik Dönem Osmanlı Tıbbı hususundaki önemli yazma eserlerden “Yadigar-ı Tabib İbn-, Şerif” kitabında bahsi geçen ilaç yapım usulleri incelenmiştir. İlaç usulü hakkında bilgiler verildikten sonra diğer kaynaklardan da reçetelerle konu örneklendirilmiştir. Reçeteler konu başlıklarına ayrılmış, kısaltma ile kodlanmıştır. Ayrıca varsa, reçetelerde kullanılan maddelerle hazırlanan ilaçların günümüzdeki halk hekimliği ve etnobotanik alanlarında yapılan derleme çalışmalarına atıf yapılmıştır. Böylelikle klasik dönem Osmanlı tıp metinlerinde aktarılan ilaçların günümüzde de halen halk hekimliği uygulamalarında devam ettirildiği gösterilmiştir.

 

Anahtar Kelimeler: Tıp Tarihi, Merhemler, Tiryaklar, Klasik Dönem Osmanlı Tıbbı, Osmanlı Tıbbi, İlaçlar

 

  

KISALTMALAR

 

Bu çalışmada kullanılan kısaltmalar ve ölçü birimlerinin karşılıkları aşağıda sunulmuştur:

Kısaltmalar:

A.G.E.: Adı Geçen Eser

ASM: Ağrı Sancı Merhemleri

BKZ: Bakınız

HN: Hazırlayanın Notu

KÇM: Kıl Çıkarıcı Merhemler

ÖNŞ: Öksürük Nezle Şerbetleri

YM: Yara Merhemleri

 


Ölçüler:

Dirhem: Miskalin üçte ikisi kadar, 3,086 gram

Miskal: 4,81 gram

Denk: 0,9 gram

 


 

GİRİŞ

Bu çalışmada Klasik Dönem Osmanlı Tıbbı hususundaki önemli yazma eserlerden “Yadigar-ı Tabib İbn-i Şerif” kitabında bahsi geçen ilaç yapım usulleri incelenmiştir. İlaç usulü hakkında Yadigar’daki bilgiler verildikten sonra diğer kaynaklardan da reçetelerle konu örneklendirilmiştir. Reçeteler konu başlıklarına ayrılmış, kısaltma ile kodlanmıştır. Ayrıca varsa, reçetelerde kullanılan maddelerle hazırlanan ilaçların günümüzdeki halk hekimliği ve etnobotanik alanlarında yapılan derleme çalışmalarına atıf yapılmıştır. Böylelikle klasik dönem Osmanlı tıp metinlerinde aktarılan ilaçların günümüzde de halen halk hekimliği uygulamalarında devam ettirildiği gösterilmiştir.


KLASİK DÖNEM OSMANLI TIBBINDA BAZI İLAÇ YAPIM USULLERİ

Osmanlı’nın ilk dönemlerinde ilaçlar, hekimler, kehhaller (göz tedavisi yapanlar), cerrahlar tarafından hazırlandığı “dükkan” adını verdikleri muayenehanelerinde sattığı; Avrupa’da gibi eczacılık mesleği bulunmadığı belirtilmektedir. Darüşşifa’lardaki saydalan, aşşap, şerbetiyan (şerbetçiler), tabbah-ı eşribe (şurup pişirici), hafız-ı eşribe (şurup koruyucu), edviye-kûp / ecza-kûp (ecza dövücü), edviye kilericisi, edviye vekilharcı gibi ilaç hazırlamada çalışan meslek gurupları bulunduğu aktarılmıştır. (Yıldırım N. , 2010)

Çalışmamızda esas aldığımız Tabib İbn-i Şerif’in Yadigar adlı eserinde, önce ilaç yapımında kullanılan bitki ve diğer maddeler başlıklar halinde anlatıldıktan sonra ilaç hazırlama yöntemleri verilmiştir. İlaçlar başlıklar altında farklı hastalıklara reçeteler şeklinde verilmiştir. Reçetelerin hazırlanması birbirine benzediğinden “hazırlama usulü” buna göre verilmiştir.

Genellikle reçetelerin başında ilacın etkisi ile ilgili kullanacak kişinin mizacına[1] değinilmiştir.

Eserlerin yazarları, genellikle reçetelerinin kaynaklarına atıf yapmışlardır. Bu hususta Amasyalı Hekim Şerefeddin Sabuncuoğlu’nun Mücerreb-name eserinin çevirisinde şu kısım dönemin hekim anlayışını anlamak açısından faydalı olacaktır.

“Anadolu’da gelişen Türk-İslam Tıbbı, ana kaynak olarak Ortaçağ İslam hekimlerinin temel eserlerinden faydalanmıştı. Türk hekim-yazarların önce bu eserleri iyice öğrenip özümledikleri, sonra uyguladıkları tıp pratiği ışığında kendi te’lif eserlerini oluşturduklarını söyleyebiliriz. Bu eserlerde, çağına göre oldukça sağlam bir deney-gözlem-uygulama ve genelleştirme geleneğinin ilk izlerini görmek mümkündür.” S. 14 (Sabuncuoğlu, 1999)

Osmanlı hekimleri, hastalığın, hastanın ve kullanılacak ilaçların mizacını bilir, ilaçları tahlillerine göre kişiye özel hazırlardı. Bu hususta ilaçla tedavi uygulayan hekimlerin hastaya ilaçları seçerken dikkat etmesi gereken on hususu El Mardani Kitab-ı Müntehap Fi’tıbb adlı eserinde şöyle belirtmiştir:

“Şunlara dikkat etmelidir: Hastalığın cinsi, sebebi, gücü, ve zayıflığı, sıhhatin ve hastalığın mizacı, hastanın yaşı ve ihtiyatları, hastanın yaşadığı şehrin havası, rüzgarların zararlı olduğu zamanlar, hava durumu.” S. 396 (El-Mardani & Çev: Ali Haydar Bayat, 2005)

Terkipler verilirken ilaçların yapımı, verilmesi veya etkileri için, “kaynadalar”, “kusduralar”, “yuyalar”, “dütüzdüreler”, “süreler” öğütlerden sonra ilaçların deneyimlendiğini de “müfiddür”, “muvafıktır”, “münasipdur”, “eyüdür”, “yaramazdur”, “sınanmamışdur”, mücerrebdür” diye ifade edilmiştir. (Paşa, 1992)

İncelenen eserlerde nesir halinde verilmiş olan terkipler, çalışmamızda reçete formuna dönüştürülmüştür. İlaçlar genellikle birden çok drogla hazırlanmıştır. Bitkisel, madeni maddelerin yanı sıra ayı ödü, kurt ödü, öküz ödü, keçi ödü vb hayvansal maddeler de sıkça kullanılmıştır.

Bitki isimlerinin karşılıkları incelenen kaynakların sözlüklerinden ve bu konuda yapılan sözlük araştırmalarından faydalanılarak dipnot olarak eklenmiştir.

İlaç yapım usulleri aşağıdaki başlıklar altında incelenecektir ve örnek terkipler açıklamalardan sonra gelecektir:

  1. Şerbetler (Şaraplar)
  2. Merhemler
  3. Tiryaklar ve Macunlar
  4. Müshiller, Nukû’lar
  5. Matbûhlar
  6. Haplar
  7. Cevârişler
  8. Yakılar ve Elde Tutulacak Nesneler

 


 

  1. 1.      ŞERBETLER (ŞARAPLAR)

Genellikle şeker, gülab[2], bal, su ve şurubun yapılış amacına göre reçeteye baharatlar ve çeşitli bitkiler kullanılmıştır.

 

Şerbetler terkiplere göre tek tek hazırlanışı da anlatılmıştır. Bazı terkiplere daha uzun yer verilmiş, etkisi ile ilgili kesin hükümler yazılmış, detay verilmiştir.

 

Bitkiler ve baharatlar doğranır veya dövülür. Terkipteki suyun yarısı kalıncaya kadar kaynatılır. Şeker veya bal ilave edilip kıvama gelinceye kadar karıştırılır. Yapılış tekniği incelendiğinde günümüzdeki şuruplara tekabül ettiği görülmektedir.

 

Ekşi maddelerin şerbetlerinin hazırlanmasında ayrıca dikkat edilmesi gerekenler belirtilmiştir. Buna göre ekşi maddelerle, gül, menekşe (benefşe), nilüfer vb nazik çiçeklerle şerbet yapılacaksa aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir[3]:

  • Yalın ateş kullanılmamalı, kömür üzerinde pişirilmelidir. (Ateş fazla olduğunda acılığından kullanılmaz, rengi ak olmaz.)
  • Kalaysız bakır kap kullanılmamalıdır.
  • Taş veya toprak kap kullanılmalıdır.
  • Gül vb çiçeklerle yapılacak tariflerde kaynatma işlemi uzun tutulmaz. Sadece bir taşım kaynatılır. Fazla kaynatılınca hem acılaşır, hem de kuvveti gider denilmiştir.

Yadigar’da 99 farklı şerbet tarifi verilmiştir. Aşağıda örnek olarak şerbet terkipleri verilmiştir:

ŞARAB-I ZÜFA-YI SADE (Şerîf, 2017):

Malzemeler:

  • Züfa[4] : 20 dirhem
  • Su: Miktarı belirtilmemiş.
  • Bal veya şeker: 100 dirhem

Yapılışı:

Züfaotu hafif hafif dövülür. Su ile kaynatılır ve süzülür. Bal veya şeker ilave edilerek yeniden kıvama gelene kadar karıştırılarak kaynatılır. Kıvama gelince hazırdır.

Kullanımı:

Günlük 10 dirhem, ihtiyaç halinde.

BEHAK İÇİN ŞERBET (El-Mardani & Çev: Ali Haydar Bayat, 2005)

Malzemeler:

  • Itrıfil-i sağir[5]: 2 dirhem
  • Türbüd: 1 dirhem
  • Şahm-ı hanzal[6]: ¼ dirhem

Yapılışı:

Bu maddelerle şerbet hazırlanır. Yapımı konusunda bilgi verilmemiştir.

Kullanılışı:

Ayda dört defa içirildikten sonra vitiligo olan bölgeye “şeytatac[7]” sürülür.

 


  1. 2.      MERHEMLER

Osmanlı tıbbında genellikle çamsakızı, gülyağı, bal, kireç, sirke, terebentin, katran, böbrek yağı, balmumu ve zeytinyağı kullanılarak harici marazların giderilmesi için merhemler kullanılmıştır. Genellikle bitkisel maddeler kullanılsa da yumurta akı, kertenkele külü, kaz yağı, tavşan yağı, ördek yağı, böbrek yağı gibi hayvansal maddeler ile civa, kalem-i jengar (bakır hidrokarbonat), kükürt, zift, rastık taşı, gümüş gibi kimyasal maddeler de kullanılmıştır.

 Çamsakızı, balmumu, terebentin ve zeytinyağı ile hazırlanan merhem tariflerine günümüzde de halk hekimliği uygulamalarında rastlanmaktadır. (Furkan, 2016) (Sağında, 2014) Halk arasında sadece çamsakızı kullanılarak da yara tedavi edildiği yapılan etnobotanik ve halk hekimliği çalışmalarında kaydedilmektedir. (Babaoğlu, 2011)

Tabib İbn-i Şerif Yadigar’ında merhem tariflerinde İbn-i Sina, Galen, Hipokrat gibi hekimlere atıf yapılmış, bu tarifleri “çok iyi”, “acayip faydalıdır”, diyerek diğerlerinden ayırmıştır.

Saç dökülmesi, sakal çıkmaması gibi durumlarda bitki ve bazı hayvanların külleri bir yağ ile karıştırılarak da merhem hazırlanmıştır. Bu tür merhemlere örnek olarak merhem reçetesi de aşağıda yazılmıştır[8].

Merhemler genel olarak yara, ağrı, yanık, çıban, şişlik, saç dökülmesi, saçkıran gibi marazlar için hazırlanmıştır. Yara için hazırlanan merhemler, yaraların durumuna göre de farklı reçeteler halinde verilmiştir.

Merhem yapımında genellikle kullanılan balmumu, uyuz, çamsakızı gibi katı maddeler eritilerek hazırlanmış, sıvı maddeler bu eriyiğe ilave edilmiştir.

Yadigar’da 67 farklı merhem tarifi verilmiştir.

Konu başlıklarına göre kaynaklardan derlenen merhem tarifleri aşağıda yer almaktadır.

 

KIL ÇIKARICI MERHEMLER  

KELLİĞE KARŞI MERHEM (MERHEM-İ BÂSELÎKÛN) (Şerîf, 2017)(KÇM1)

Maddeler:

  • Karasakız yağı (zift): 20 miskal[9]
  • Râtîyâneç (çam sakızı): 20 miskal
  • Balmumu: 20 miskal
  • Taneçâdırı[10]: 4 dirhem[11]
  • Zeytinyağı: 100 dirhem

Yapılışı:

Terkipteki maddelerden balmumu eritilir. Sırasıyla diğerleri de katılarak eritilip karıştırılır.

Kullanılışı:

Yara iyileştirici ve kelliği onarıcı olarak tavsiye edilmiştir.

KIL ÇIKARMAK İÇİN MERHEM (Şerîf, 2017) (KÇM2)

Malzemeler

  • Kertenkele külü: 10 dirhem
  • Fındık kabuğu külü: 10 dirhem
  • Yavşan külü: 10 dirhem
  • Turp yağı: 10 dirhem

Yapılışı:

Terkipteki maddelerin hepsi havanda dövülür. Turp yağı ile merhem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

 

Kullanılışı:

Kıl çıkması istenen bölgeye sürülerek tatbik edilir.

  YARA MERHEMLERİ

               MERHEM-İ BÂSELÎKÛN (HAVÂRYÛN) (Şerîf, 2017)

               Tabib İbn-i Şerif bur merhem için “Çok iyi olduğunu, Calinos terkibidir, Gümüş kapta saklanırsa faydası daha fazla olur." demiştir.

               Malzemeler

  •                Kasni (hindiba)[12]: 10 dirhem
  •                Uşak[13]: 10 dirhem
  •                Günlük: 10 dirhem
  •                Zerde-cûb (zerdeçal): 20 dirhem
  •                Terementin: 50 dirhem
  •                Çam sakızı: 60 dirhem
  •                Balmumu: 150 dirhem
  •                Zeytinyağı: 200 dirhem
  •                Böbrek yağı: 40 dirhem
  •                Bûre (boraks): 10 dirhem

        Yapılışı:

               Dövülecekler (uşak, çam sakızı, bûre, günlük) dövülür, eritilecekler (balmumu) eritilir. Zeytinyağı ile merhem kıvamına gelene kadar karıştırılır.

               Kullanılışı:

               Merhem ihtiyaç halinde yaralara tatbik edilir.

               MERHEM-İ SİYAH (KARA MERHEM) (Şerîf, 2017)

               Onulmaz yaraları olduran, cerahati çekip iyileştiren, gayet latif bir merhem olarak tanımlanan bu merhemin benzeri günümüzde de hazırlandığı ifade edilmektedir[14]. (Kolektif, 2014)

               Malzemeler

  •                Zift: 30 dirhem
  •                Acı sadeyağ: 50 dirhem
  •                Balmumu: 20 dirhem
  •                Böbrek yağı: 10 dirhem
  •                Zeytinyağı: 20 dirhem

               Yapılışı:

               Maddelerin hepsi eritilir, ateşten alınır, karıştırılır.

               Kullanılışı:

               Kullanım şekli belirtilmemiştir.

 

               AĞRI SANCI MERHEMLERİ (ASM)

               MERHEM-İ KİRÛTİ:

  •                Balmumu: 5 dirhem
  •                Nilüfer yağı[15]: 10 dirhem
  •                Benefşe (Menekşe) yağı: 10 dirhem
  •                Gülyağı: 10 dirhem
  •                Kaz yağı: 5 dirhem
  •                Tavuk yağı: 5 dirhem
  •                Sığır inciği: 5 dirhem
  •                İstidaç[16]: 20 dirhem

 Yapılışı:

               Tüm maddeler karıştırılarak merhem kıvamı alması beklenir.

               Kullanılışı:

               Ağrılı ve sancılı marazlara faydalı olduğu belirtilmiştir. Kullanım şekli yazılmamıştır.

 


  1. 3.      TİRYAKLAR VE MACUNLAR

Tiryaklar genellikle zehirli hayvan sokmasına karşı panzehir olarak kullanılan kadim bir ilaç formudur. (Yıldırım R. V., 2018 / 8(3)) Antik çağlardan beri kullanılmıştır. Antik dönemlerde insanlığın en büyük korkularından olan zehirli hayvan sokmalarına karşı ilaçlar en önemli grubu oluşturuyordu.

Antik Mısır’da bile bu konuyla ilgili kitapların mevcut olduğu kayıtlıdır. Anavarzalı Dioscorides’in Herbarium eserinde, zehirli hayvan / böcek ısırmaları konusu 329 sayfayı teşkil etmektedir. (Sabuncuoğlu, 1999)

Tiryak kelimesinin Grekçe vahşi hayvan anlamına gelen “Theria” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. Romalı seyyahların, Yunan ordularının sefere çıkarken aşı niyetine yanlarında tiryak kullandıkları kayıtlıdır. Tiryak formülleri, zehirleme ile cinayetlerin artması, kudretli kişilerin zehirle öldürülme korkusu, saraylarda zehirin araç olarak kullanılması Ortaçağda önemli hale getirmiştir. Ortaçağ’ın ikinci yarısında 10-15. yüzyılda tiryakın yapım yeri Mısır’da Kahire kenti oldu. 13. yüzyıl sonlarına doğru, Venedik, Pizza, Floransa, Cenova gibi İtalya şehirlerinde de tiryak yapılmaktaydı. Venedik Tiryakı 74 maddeden oluşmakta ve Andromachus[17] gibi en meşhur tiryaklardandı.  (Sabuncuoğlu, 1999)

Ortaçağ İslam Tıbbında da tiryaklar çok önemlidir. İbni Sina (980-1037), tiryakların önemini vurgulamış, en iyi Tiryak-ı Faruk[18] formülünü de Andromachus olduğunu belirtmiştir. (Sabuncuoğlu, 1999)

Günümüzde halen kullanılmakta olan Kanuni Sultan Süleyman’ın Venedik’ten getirterek annesi Hafize Sultan adına Merkez Efendi’ye hazırlattığı “mesir macunu” da bir çeşit tiryaktır. Mesir kelimesinin de Pontus Kralı “Mithridates” adından geldiği belirtilmektedir. (Sabuncuoğlu, 1999) Mesir macununda 41, Mitridates macununda 54 drog kullanılmıştır.

Tiryakların hazırlanmasında, bitki ve baharatlar, bal, katran, afyon, bazı ağaçların reçineleri, yağlar ve yılan[19] kullanılmıştır. Hazırla yöntemi genellikle, eritilecek maddeler eritilir, bitkiler şarap içinde ezilir, bütün malzemeler bal içinde yoğrulur, kıvama gelince gümüş kaplara doldurulur. Kap arpa içinde bekletilir[20].

Macunlar[21] da Osmanlı tıbbında sıkça kullanılmıştır. Genellikle baharat, bitki, ağaç sakız ve reçineleri ile bal kullanılarak hazırlanmıştır. Malzemeler iyice dövülür, elenir ve bal ile karıştırılarak macunlar hazırlanmıştır.

Macunların tarifleri genellikle sıralamada önce bitkiler verilmiş, reçine ve sakız ve bal ile devam etmiştir.

Kaynaklardan derlenen macun ve tiryaklardan örnek terkipler aşağıda verilmiştir:

MÜSHİL MACUN (Şerîf, 2017):

Yaz günlerinde ve aşırı sıcaklarda ishal için içilmesi tavsiye edilmiştir.

Malzemeler:

  • Mahmude[22]: 1 denk
  • Türbid[23]: 1 dirhem
  • Kızıl gül (dövülmüş): 1 denk
  • Mastaki: 0,5 denk
  • Buyân balı: 1 denk
  • Kâfur (dövülmüş): 1 çekirdek
  • Elma suyu: 1 dirhem
  • Ayva suyu: 1 dirhem
  • Şeker: 1 dirhem

Yapılışı:

Gül, mastaki, buyan balı, kafur maddeleri elma ve ayva suyu içinde bir dirhem şekerle kaynatılır. Koyulaşıp bal kıvamını alınca diğer eczalar da eklenerek iyice karıştırılır.

Terkibin tamamı tek içimliktir, bir seferde içilir.

 

CEVARİŞ-İ CALİNOS (MACUN) (Şerîf, 2017)

Malzemeler:

  • Sünbül-i Hindi (Hint sümbülü)[24]: 5 dirhem
  • Karanfil: 5 dirhem
  • Kakule: 5 dirhem
  • Seliha (Seylan tarçını): 5 dirhem
  • Darçin (Tarçın): 5 dirhem
  • Havlincân (havlıcan): 5 dirhem
  • Zencebîl (zencefil): 5 dirhem
  • Zaferan (safran): 5 dirhem
  • Fulful-i ebyaz (beyaz biber): 5 dirhem
  • Dar-ı fülfül[25]: 5 dirhem
  • Kust (kustotu, Costus)[26]: 5 dirhem
  • Topalak (su’d kökü, Cyperus rotundus): 5 dirhem
  • Ud-ı belesân (eğir kökü, hazanbel): 5 dirhem
  • Mersin yemişi: 5 dirhem
  • Asârun (afşarotu)[27]: 5 dirhem
  • Kasabü’z-zerîre (kazayağı otu)[28]: 5 dirhem
  • Mastakî: 25 dirhem

Yapılışı:

Mastaki dışındaki maddeler eşit oranda tartıldıktan sonra tüm malzemeler dövülerek elenir.  Hepsinin iki katı kadar kefi alınmış asel ile karıştırılır. Bir hafta bekletilir.

 

Kullanılışı:

Mide zayıflığına faydalı olup, karaciğere kuvvet verir, mideyi temizler. Hazmı arttırır, yelleri tahlîl eder. Sevdaya fayda eder, böbrekleri ıssı eder, balgamdan olan öksürüğü keser. Rutubetten olan baş ağrısının eskisini ve yenisini giderir. Aklı hafızayı güçlendirir, cimaya kuvvet verir. Sesi açar, bedenzel zayıflığı gidererek kilo kaybını önler. Ağız kokusunu giderir ağzı hoş kokulu yapar. Hazımsızlığı giderir, benzi kızıl eder. Nefse neşe verir.

İbn-i Şerif Yadigar’da yukarıdaki faydalarını saydıktan sonra, “Bu macundan yiyen kimse Allah’ın izniyle bütün hastalıklardan emin olur.” demiştir.[29]

TİRYAK-I TİN (Şerîf, 2017)

Malzemeler:

  • Habbü’l gar[30] ve Tin-i mahtum[31]: Eşit miktar.
  • Sade yağ: Yeterli miktarda
  • Asel (bal): Yeterli miktarda.

Yapılışı:

Hubbü’l gar ve tin-i mahtum eşit miktarda alınıp dövüldükten sonra elenir. Sade yağla yağlanır. Köpüğü alınmış bal ile karıştırılır.

Kullanılışı:

Tecrübe edilmiş bir tiryaktır. Zehir içirilen veya zehirli hayvan tarafından sokulan veya zehirlendiğinden şüphe edilen birine verilen bir tiryaktır. Eğer tiryakı içip kusma var ise kişinin zehirlendiği anlaşılır. Zehirlenmemişse tiryaktan ne kadar yenilirse yensin kusma olmaz. Kişi zehirlenmişse bu tiryak ile iyileşir.

 

BEHAK[32] (VİTİLİGO) İÇİN MACUN (El-Mardani & Çev: Ali Haydar Bayat, 2005):

Malzemeler:

  • Kabili (Belilec)[33]: 2 dirhem
  • Türbüd[34]: 1 dirhem
  • Bal: Miktarı belirtilmemiş.

Yapılışı:

Maddeler dövülür, balla yoğrulup kullanılır.

 

Kullanılışı:

Balgam söktürücü olarak tavsiye edilen bu terkibin kullanımı hakkında bilgi verilmemiştir.

 

  1. 4.      MÜSHİLLER VE NUKÛ’LAR

Osmanlı tıbbında müshil ve nukû[35] en yaygın ilaç yöntemlerindendir. Müshil ve nuku maddesi olarak terkiplerde çeşitli meyveler, bitkiler kullanılmıştır. Günümüzde müshil maksatlı kullanılan, sinameki, sarı halile, hıyarşembe, demirhindi, erik, kayısı, mahmude, nar kabuğu bu maddelerden en yaygın kullanılanlar olduğu hemen her terkipte kullanılması ile anlaşılmaktadır.[36]

Müshil ve nukû ayrı bir ilaç formu değildir. Şerbet, macun vb. formlarda hazırlanan özelliği ishal ettirmek, vücuttan atılması gerekli olan şeylerin atılmasına yardımcı olan ilaçlar bu grupta toplanmıştır.

Bazı nukû terkipleri ağrı giderici, teskin edici, tabiatı yumuşatıcı özellikleri için kullanılmıştır.

NUKÛ-I MÜSHİL

Malzemeler:

  • Sinâ-yı Mekki (sinameki): 4 dirhem
  • Sarı helile[37] kabuğu (dövülmüş): 4 dirhem
  • Hıyarşenber içi[38]: 5 dirhem
  • Gül şarabı: 30 dirhem
  • Terengübîn (Basra balı, kudret helvası): 10 dirhem

Yapılışı:

Sina-yı Mekki ile sarı helile kabuğu su ile ıslatılır. Sonra süzülür. Hıyrşenber içi, gül şarabı ile ezilerek, terengübin üzerine dökülür, süzülür.

Kullanılışı:

İhtiyaç olduğunda süzülür, içilir.

Safrayı ishal etmede kullanılır.

NUKU-I HELİLE

Malzemeler:

  • Sarı helile kabuğu: 15 dirhem
  • Kara erik suyu: 100 dirhem

Yapılışı:

Sarı helile kabuğu kara erik suyu ile havan içinde, su helilenin kuvvetin alana kadar ezilir. Süzülür, şeker katarak içilir.

Isıdan olan baş ağrısı için faydalıdır.

  1. 5.      MATBÛHLAR

 

Matbûhlar, “pişmiş, pişirilmiş” ve “kaynamış”,  “bir sıvı içine konulup kaynatılmış veya haşlanmış” ilaçlardır.

 

Matbuh hazırlanırken, bitki baharat, meyveler,  şeker gibi maddeler kullanılmıştır. Yadigâr’da matbuh terkiplerinin çoğunda sarı halile kullanılmıştır.

 

MATBUH-I SÛRİNCAN (Şerîf, 2017)

 

Malzemeler:

  • Surincan (Ak ve iyi)[39]: 3 dirhem
  • Bûzidan (Tilkihayası otu): 3 dirhem
  • Mahizehre kök kabuğu (sığırkuyruğu)[40]: 1 dirhem
  • Türbid: 4 dirhem
  • Kızılboya tohumu: 2 dirhem
  • Kerefes tohumu: 2 dirhem
  • Anason tohumu: 2 dirhem
  • Şahm-ı hanzal[41]: 2 dirhem
  • Su: 200 dirhem

 

Yapılışı:

Kökler hafif (nim-köft) dövülür, tohumlar dövülmez. Su ile yarısı kalana kadar kaynatılır. Sonra süzülür.

 

Kullanılışı:

Kuvvetli balgamı sökmek, eklem ağrılarını gidermek için kullanılır. Zayıf kişilere verilmemeli, çok kuvvetli olduğundan herkese içirilmemelidir.

 

 

  1. 6.      HAPLAR

İlaç olarak kullanılacak etken maddeleri ihtiva eden malzemelerin bazı reçineler, bazı bitkilerin suyu, bal vb maddelerle yoğrulup hap haline getirilmesi ile hazırlanır. Kökeni Arapça olan “hap” kelimesinden gelmekte, Osmanlıca “habb” olarak geçmektedir.

Yadigar’da, baş ağrısı, göz ağrısı, sevda vesveseleri, nezle, öksürük, baş dönmesi, nikris ve eklem ağrıları, kabızlık, felç, mide rahatsızlıkları, karaciğer rahtsızlıkları, beden temizleyici gibi hastalıklar için hap terkipleri yer almaktadır. Terkiplerin yapımı çok detaylı anlatılmasa da günlük dozaj bilgisi verilmiştir.

HABB-I KÛKIYA (Şerîf, 2017):

Galen’den rivayet edilen meşhur bir tariftir.

Malzemeler:

  • Mastaki, afsentin-i Rumi[42], mahmude, sabır[43] ve şahmı hanzal: Her birinden eşit miktarda.
  • Mukl-i erzak (günlük çeşidi): Şahm-ı hanzal ve sabırı ıslah edecek kadar.
  • Kerefes[44] suyu: Malzemeleri yoğuracak kadar.

Yapılışı:

Mastaki, afsentin-i Rumi, mahmude, sabır ve şahmı hanzal birlikte dövülüp elenir. Biraz mukli erzak ile karıştırıldıktan sonra kerefes suyu ile yoğrulup hap yapılır.

Kullanılışı:

Haplar akşam kullanılacaksa, taze kullanılması gerektiği için, o günün ikindi vakti hazırlanmalıdır. Mideden bütünüyle bağırsağa geçmemesi için taze kullanılması gerekir.

Bir miskalden iki dirheme kadar kullanılabilir. Kuvvetli kişilere iki dirheme kadar verilebilir. Kimisine ise bir veya daha az dirhem doz verilmelidir.

Dimağı ve tüm bedeni tenkıye eder, sinirleri temizler. Eklem ağrılarına ve bel ağrısına faydalıdır.

 

HABB-I GARİKÛN

Malzemeler:

  • Garikun: 5 dirhem
  • Türbid: 5 dirhem
  • Mürr-i Bekki[45]: 5 dirhem
  • Gök süsen dibi: 3 dirhem
  • Farasiyun[46]: 3 dirhem
  • Eyaric-i faykara[47]: 5 dirhem
  • Ebucehil karpuzu: 5 dirhem
  • Ak anzerut[48]: 2 dirhem

Yapılışı:

Malzemeler dövülüp hap yapılır.

Kullanılışı:

Balgamdan olan öksürüğe ve eski öksürüğe faydalıdır. Göğsü temizler.

İki dirhem kullanılır.

  1. 7.      CEVARİŞLER

 

Cevariş (cüvariş) Farsça olan “güvâriş” kelimesinden Arapçalaşmış olup hazmettirici anlamına gelmektedir. Mideyi güçlendirici, kokuları çözücü ve gıdaları ıslah edici terkipler olarak tanımlanmıştır. (Derviş, 2009)

 

CEVARİŞ-İ ŞEHRİYAN (Şerîf, 2017)

Soğuk mideye, soğuk ciğere, istiskaya, elemlü kişiye faydalıdır, ishal eder, kuluncu açar.

 

Malzemeler :

  • Saytaraç[49]: 6 dirhem
  • Zencebil: 6 dirhem
  • Fülfül[50]: 6 dirhem
  • Dar-ı fülfül: 6 dirhem
  • Kakule-i sagir[51]: 6 dirhem
  • Karanfil: 6 dirhem
  • Nar-ı müşk[52]: 6 dirhem
  • Sadic-i hindi[53]: 6 dirhem
  • Nişasta: 6 dirhem
  • Mastaki: 6 dirhem
  • Kakule-i kebir: 6 dirhem
  • Darçin: 6 dirhem
  • Sünbül: 6 dirhem
  • Seliha[54]: 6 dirhem
  • Kerefes tohumu: 6 dirhem
  • Nanhuvah: 6 dirhem
  • Raziyane: 6 dirhem
  • Anisun: 6 dirhem
  • Mahmude: 10 dirhem
  • Türbid: 12 dirhem
  • Aftimum: 12 dirhem
  • Şeker: 20 dirhem
  • Bal: Toplamın 3 misli kıvama getirecek kadar bal.

Yapılışı:

Malzemeler dövülür, balla macun yapılır.

 

Kullanılışı:

Bir dirhem kullanılır. Zayıf bünyelere yarım dirhem veya yarım miskal verilir.

 

  1. 8.      YAKILAR VE ELDE TUTULACAK NESNELER

Sözlükte “bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça” diye tanımlanan harici uygulama ile sağaltım sağlayan ilaç formudur. Günümüzde de hardal, acı biber, zencefil vb baharatlarla hazırlanan yakı formları kullanılmaktadır.

Bazı maddeler de sadece elde tutmak suretiyle tedavi aracı olarak kullanılmıştır.

MÜSHİL YAKI (Şerîf, 2017)

Göbeğe sürülerek ishal eder.

Malzemeler:

  • Benefşe (Dövülmüş, elenmiş)[55]: 1 dirhem
  • Mahmude (Dövülmüş): 1 denk

Yapılışı:

İki madde ılık su ile karıştırılır.

Kullanılışı:

Hastanın göbeğine ve karnına sürülür. İshal eder ve kabızlığı giderir. Zayıf ve müshil içirilmesi mümkün olmayanlar için önerilmiştir.

Elde tutularak iyileştiren nesnelere örnek:

SEFERCELE-İ HİKMET (Şerîf, 2017)

Hamamda elde tutulunca ishal edip bırakıldığında ishali keser.

Malzemeler:

  • Zırnih: 1 miskal
  • Büssed[56]:1 miskal
  • Magnisa[57]: 1 miskal
  • Mıknatıs: 1 miskal
  • Tut:[58] 1 miskal
  • Sadic-i hindi: 1 miskal
  • Tarçın: 1 miskal
  • Mazu[59]: 1 miskal
  • Sumak: 1 miskal
  • Besbase: 1 miskal
  • Zencebil: 1 miskal
  • Kebabe[60]: 1 miskal
  • Ayı ödü: 1 miskal
  • Sarı öküz ödü: 1 miskal
  • Kurt ödü: 1 miskal
  • Bal: Yeteri kadar
  • Sirke: Yeteri kadar
  • Ayva: 1 adet
  • Mum: Yeteri kadar
  • Amber: Yeteri kadar

Yapılışı:

Malzemelerden bal, sirke, ayva hariç hepsi iyice dövülüp elenir. Bal ve sirke ile yoğrulur. Ceviz kadar top top yapılır gölgede kurutulur. Daha sonra ikiye bölünen ayvanın çekirdekli kısmı çıkarılıp ortasına ceviz kadar hazırlanan ecza için oyuk açılır iki yanağında da. Oyun kısma ecza konulur. Ayva kapatılır, kenarları amber ve mumla kapatılıp sağlamlaştırılır.

Kullanılışı:

Hamamda ayva elde tutulur. Elde tutulduğunda ishal edip kabızlığı giderir. İshal kesilmek istenirse ayva elden bırakılır. El kafur ve soğuk su ile yıkanır, ishal kesilir.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR İÇİN YAKI (Şerîf, 2017)

Çocuk ve yaşlılar, müshil kullanamayanlar için tavsiye edilmiştir. Tabib İbn-i Şerif Yadigar’da “Tabiblerin gizli sırlarındandır.” demiştir bu ilaç için. S. 122[61]

Malzemeler

  • Turmus[62]: İki avuç kadar
  • Taze süt: Baklaların üstünü örtecek kadar.
  • Tereyağı (İnek): Malzemelerin üzerini dört parmak örtecek kadar.

Yapılışı:

Bir bakır tencereye baklalar konulur, üzerini örtecek kadar taze süt konulur. Süt koyulaşana kadar kaynatılır. Tereyağı dört parmak üzerini geçecek kadar eklenir. Koyulaşıp yakı olabilecek hale gelinceye dek kaynatılır.

Kullanılışı:

Bir bez üzerine yakı yayılır, mide üzerine sürülür. Safra söktürücüdür.

 

SONUÇ

Çalışmada klasik dönem tıp eserlerindeki bazı ilaç yapım usulleri incelenmiş, farklı yayınlardan örnek terkipler ilgili başlıklar altında verilmiştir.

Çalışmamız hazırlanırken en çok sözlükler konusunda güçlük çekilmiş, kaynakların sonundaki sözlükler terkiplerde kullanılan maddeler için yetersiz kalmıştır. Sadece tıp yazmalarındaki bitkileri ve diğer malzemeleri içeren disiplinlerarası gözden geçirilen bir sözlük çalışması da araştırmacılara faydalı olacaktır.

Terkiplerdeki maddelerin bazılarının karşılıkları sözlüklerde bulunamamıştır. Terkiplerin yapılışı ve kullanılışı genellikle kısaca geçilmiş, bazılarında da yazılmamıştır. Genellikle kullanım şekillerinde doz, tedavi süresi, günlük kullanım bilgisi belirtilmemiştir.  Bu durum, terkiplerin günümüzde hazırlanmasını ve kullanılmasını mümkün kılmamaktadır.

Günümüzde kesin tedavisi ve nedeni anlaşılamayan bazı hastalıkların nedenleri ile devaları incelenen eserlerde detaylı olarak anlatılmıştır. Yazma eserlerdeki terkiplerin günümüzde güncel olarak uyarlanması gerekmektedir. Bu da eczacı, hekim, kimyager, tıp tarihçileri ve sistematik botanikçi gibi farklı disiplinlerdeki bilim insanları tarafından incelenmesi, klinik çalışmalarla etkinliklerinin teyit edilmesi, devasız görülen marazların iyileşmesine vesile olabilecek ilaçların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Kaynakça

Davulcu, A.C. (2018). Osmanlı Döneminde Hekim Yusuf Paşanın Fatih Sultan Mehmet İçin Yaptığı İlaçlar Kullanılani Tıbbi Bitkiler. Tarihin Peşinde - Uluslararası Tarih ve Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 20 , 1-15.

Babaoğlu, N. (2011). Çamlıdere (Ankara) Halk İlaçları. Ankara: Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakognozi ABD.

Bayat, A. H. (2007). Kemaliyye - Erken Anadolu Türkçesi İle Yazılmış Bir Tıp Risalesi. İstanbul: Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği Yayınları.

Bilgin, A. (2006). Osmanlılarda İlaç Yapımında Kullanılan Tıbbi Bitkiler. Osmanlılarda Sağlık I (Ed. Coşkun Yılmaz, Necdet Yılmaz) , 231-247.

El-Mardani, A. b., & Çev: Ali Haydar Bayat. (2005). Kitabul Müntehap Fit Tıb. İstanbul: Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği.

Furkan, M. K. (2016). Adıyaman İlinde Yetişen Bazı Bitkilerin Etnobotanik Özellikleri. Adıyaman: Adıyaman Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji ABD.

Gürgüz, A. (2005). Giriş. İ.-i. K. Ahondnıng içinde, İbn-i Kutluk Molla Toh Niyaz Ahondnıng Tıbb Kitabı (s. 1-2). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Hamon, M. B. (2012). Musa Bin Hamon ve Diş Tababetine Katkısı (Haz: Ahmet Zeki İzgör). İstanbul: Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği Yayınları.

Kolektif. (2014). Önsöz-Giriş. F. Ertuğ içinde, Resimli Türkiye Florası (s. 1-19). İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.

Küçüker, P. (2010). Lügat-i Müşkilât-ı Eczâ’da Türkçe Bitki Adları. Uuslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi Cilt: 3 Sayı: 11 , 402-415.

Mehmed, D. (2009). Neşati Yağı - Tıbbi Yağlar Üzerine Bir Risale (Çev: Nil Sarı, Ramazan Tuğ). İstanbul: Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği Yayınları.

Paşa, H. (1992). Müntehab-ı Şifa,Haz. Zafer Önler. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Sabuncuoğlu, Ş. (1999). Mücerreb-name - İlk Türkçe Deneysel Tıp Eseri (Haz: İlter Uzel, Kenan Süveren). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.

Sağında, A. (2014). Silifke Yöresindeki Bitkisel Halk İlaçlarının Araştırılması. Konya: Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakoloji ve Toksikoloji ABD (Vet.).

Şerîf, T. İ. (2017). Yadigar. İstanbul: Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği.

Uzel, İ. ( 1984 ). XIII. - XVIII. Yüzyıllar Arasında Anadoluda Diş Hastalıkları Tedavisi. G.Ü. DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt I, Sayı 1 - 2 , 178 - 190.

Yıldırım, N. (2010). Osmanlı Eczacılığının Gelişme Sürecinde İlaç Hazırlayıp Satan Esnaf ve Sağlıkçılar. Osmanlı Bilimi Araştırmaları Dergisi (Cilt: 11 Sayı:1-2) , 273-283.

Yıldırım, R. V. (2018 / 8(3)). İbn Sînâ’nın Kânûn’unda ve Erken Dönem Osmanlı Tıbbına Ait İki Eserde Bulunan Tîryâk-ı Fârûk. Lokman Hekim Dergisi , 247-260.


* Kaynak göterilerek paylaşılabililir.

 

DİPNOTLAR

[1] Anasırı Erbaa ve Ahlatı Erbaa teorisine dayandırılan mizaçlar ilmine (humoral patoloji) tıp yazmalarında sıkça değinilmektedir. “Eski anlayışa göre evreni oluşturan dört öğenin (anāsır-ı erbaa) karşılığı olarak, insan bünyesi de dört ana öğeden oluşur. Evrendeki dört öğeden hava, toprak, su, ateş maddelerinin karşılığı sırasıyla kan, sevda (kara safra), balgam ve safra (öd)dır. Bu dört öğeden su’yun karşılığı balgam, toprak’ın karşılığı ise sevda (kara safra)’dır. Bünyeyi oluşturan bu dört maddenin her birine hılt , bunların karışımı olan bünyeye ise mizāc (karışım) adı verilir. Her insanda bu karışımların oranları farklıdır; bu fark bünyenin niteliğini belirler. Bu öğelerden hangisi baskınsa bünye (mizac) o adla adlandırılır; kanlı (demevi) , safralı (safravi), plegmatik (balgami), sinirli (sevdavi) gibi. Ayrıca bu öğelerden her biri soğuk, nemli, kuru, yaş olmak üzere dört özellikten ikisine sahiptir. Bunlar şu şekilde gösterilebilir. Kainatta makrokosmos'un esası olarak kabul edilen dört ana unsur vardır. Ateş, hava, toprak ve su. Bu unsurlara anasır-ı erbaa (dört unsur) adı verilir. Anasır-ı erbaa, mikrokosmos olan insanda şu dört hılta dönüşür : Safra, kan, sevda (kara safra) ve balgam. Bu hıltlara ahlat-ı erbaa (dört hılt) adı verilir. Hıltlar arasındaki uyuşmazlık,  hastalığa sebep olur.” (Gürgüz, 2005)

[2] Gülsuyundan yapılan şurup.

[3] Tabip İbni Şerif Yadigar’da bu durumu şöyle izah etmiştir: “Nice tabipleri gördük şarabı, “limonu ekabir” yanında pişirdiler, kara ve acı oldu, döktüler. Dört baş şeker boşa gitti. O tabip çok rezil oldu. Bu sebeple sıkı sıkı tembih etmeyi gerekli gördük.”S. 128 (Şerîf, 2017)

[4] Hyssopus officinalis günümüzde de solunum yolları için kullanılır. Anadolu’da doğal yetişen bir tıbbi bitkidir.

[5] Menyantes trifoliata (su yoncası)

[6] Citrullus colocynthus (Ebucehil karpuzu)

[7] Lepidium latifolium (geniş yapraklı tere)

[8] Bkz: Tarif KÇM 2

[9] 4.81 grama tekabül etmektedir.

[10] Gerek Yadigar çevirisindeki sözlükte gerekse de diğer sözlüklerde kelimenin karşılığı bulunamamıştır. Günü

[11] Yadigar’da “Direm” olarak da ifade edilmiştir.

[12]. Taraxacum officinale türüne de günümüzde hindiba denilmektedir. Buradaki hindiba, mavi çiçekli Cichorium inthybus bitkisinin rizomlarıdır

[13] Günümüzde “Çadır uşağı” olarak geçen, maydanozgiller ailesinden Dorema ammoniacum bitkisidir. Günümüzde gövdesinden elde edilen reçinesi haricen eklemlerin ve sarkık tümörlerin şişmesi için alçı olarak kullanılır. (Bkz: https://pfaf.org/User/Plant.aspx?LatinName=Dorema+ammoniacum  )

[14] Köknar sakızından ya da çamsakızı, balmumu, zeytinyağı, yumurta sarısı gibi maddelerin şifalı bitkilerle karışımından elde edilen merhemler çıbanı olgunlaştırmak, ağrısını almak, yarayı iyileştirmek üzere kullanılırdı. (age (Kolektif, 2014))

[15] Günümüzde bu yağ hazırlanmamaktadır.

[16] Kelime kaynak metnin sözlüğünde bulunamamış, geleneksel konut mimarisi ile ilgili akademik araştırmalarda kelimenin yanında parantez içinde “üstübeç” denilmiştir. Üstübeç, günümüzde de boyacılık ve inşaatlarda kullanılan kimyasal açılımı kurşun karbonat olan bir maddedir. Bu terkipte renk vermek veya kıvam vermek için kullanılmış olabilir.(HN)

[17] İmparator Neron’un özel hekimi olan Andromachus (M.S. I. yy.)’un hazırladığı “Galene” adını verdiği tiryak formüdülür. Bkz: (Yıldırım R. V., 2018 / 8(3))

[18] Panzehir (Yıldırım R. V., 2018 / 8(3))

[19] Tiryak-ı Faruk terkibinin hazırlanması bahsinde yılanın türünden, terkibe gireceği formunun nasıl hazırlanması gerektiğine kadar geniş bahsedilmiştir. S. 151 (Şerîf, 2017)

[20] Anadoluda halen tahıl ambarlarında tahıllar, hem meyve hem de yiyecekleri saklamak amacıyla kullanılmaktadır. (H.N.)

[21] Eyariç de macun anlamında kullanılmıştır.

[22] Convolvulus scammonia

[23] Convolvulus turbethum (türbitotu)

[24] Hint sümbülü (Nardostachys jatamansi), günümüzde de uçucu yağı kullanılan önemli bir aromaterapi bitkisidir.

[25] Halen bu isimle anılmakta; atarlarda bu isimler satılmaktadır. (H.N.)

[26] Saussurea costus bitkisinin kökleridir. Günümüzde de midevi, afrodizyak, spazm çözücü, antibaktariyel etkileri için kullanılmaktadır. (H.N.)

[27] Günümüzde de halen kusturucu, mide ağrısını giderici olarak kullanıldığı görülmektedir. (Tanrıkulu, 2010)

[28] Yadigâr çevirisinde Chenopodium album bitkisi olarak tercüme edilmiştir. Ancak “eğir kökü” bitkisi için de bu “kasabü’z zerire deniliyor. Ancak terkipte aynı isimde iki madde olamayacağı için Chenopodium album türü olma ihtimali daha fazla diyebiliriz. (H.N.)

[29] a.g.e / s. 161

[30] Defne meyvesi. Günümüzde de defne meyvesine “gar” denilmektedir. (H.N.)

 

[31] Limni adası balçığı. (Şerîf, 2017)

[32] Ak ve kara behak olarak iki türü vardır (El-Mardani & Çev: Ali Haydar Bayat, 2005).

[33] Terminalia sp (halile, kara halile) (H.N.)

[34] Convolvulus turpethum (HN)

[35] “Feth-i nûn ile suda ıslattıkları nesneye derler.” (Şerîf, 2017)

[36] Bkz. S.102-104 (Şerîf, 2017)

[37] Sarı halile (HN)

[38] Günümüzde de kabızlık tedavisinde kullanılmakta, “hıyarşembe” adıyla atarlarda satılmaktadır. (H.N.)

[39] Colchicum autumnale (acı çiğdem). Günümüzde de kolşisin elde edilen ve gut, Behçet ve çocuk felcinde kullanılan bir bitkidir. Zehirlidir. (H.N.)

[40] Günümüzde çiçekleri kullanılır. (H.N.)

[41] Citrullus colocynthis (Ebucehil karpuzu) günümüzde de halk arasında kullanımı kayıtlıdır. Zehirlidir. (H.N.)

 

[42] Artemisia absinthium (acı pelin). Günümüzde de kullanılan droglardandır. (H.N.)

[43] Aloe vera. Günümüzde de “sarı sabır” adıyla bilinmektedir.

[44] Kereviz suyu

[45] Mürsafi

[46] Allium porrum (yabani pırasa)

[47] Değişik bileşimlerde müshil veya müshil olmayan preparat. (Hamon, 2012)

[48] Astragalus sarcocolla (bir geven türü). Kitre zamkı

[49] Plumbago zeylanica kökünden elde edilen ilaç

[50] Biber

[51] Myristica fragrans (Küçük Hindistan cevizi, muskat)

[52] Beyaz hoş kokulu çiçekleri olan bir ağaç. (Şerîf, 2017)

[53] Hint sümbülü

[54] Seylan tarçını

[55] Menekşe

[56] Mercankökü

[57] Karşılığı bulunamadı.

[58] Dut

[59] Mazı

[60] Besbase, sumak, kebabe bitkileri günümüzde de aynı isimlerde atarlarda satılmaktadır. (H.N.)

[61] A.g.e

[62] Lupinus sp. (acı bakla). Günümüzde bazı yörelerde “tirmis” denilmektedir. Tirmis kelimesinin böylelikle turmus kelimesinden geldiği düşünülebilir. (H.N.)

  
363 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret540802